8 Aralık 2025 Pazartesi
2 Ekim 2016 Pazar
EŞKİYA KİTABI YAYINLANDI
EŞKİYA"
KİTABI YAYINLANDI
Tarihçi
Cezmi YURTSEVER, Eşkiya kitabını yazarken...
-Cumhuriyetin
ilk yılarında Kadirli, Andırın ve Kozan
yöresinden yüzlerce silahlı "eşkiyalar" olarak dağa çıktıklarını öğrendi. Ve bu eşkiyalar
Kurtuluş Savaşı günlerinin kahramanları Kuvayı
Milliyeci gençler idi.
-Olayların
sorumlu İstiklal Mahkemesi Reisi Ali Saip Ursavaş ve onunla işbirliği yapanlar idi.
-Aynı
yıllarda Çukurova bir baştan bir başa yağmalanmıştı.
-Kendi
istekleri ile devlete teslim olan eşkiyalar
Adana'ya mahkemeye giderken Tırmıl Höyük'te durdurularak topluca kurşuna
dizildi. Bu olay yargısız infazdı.
Yaşanan üzeri örtüldü ve gizlendi.
-Çukurova'nın
verimli tarım arazileri toprak ağalarının eline geçti. Köylüler emek sömürüsü ve zulüm altında köle
durumuna düşürüldü.
-Ali
Saip'in siyasi kavgası Atatürk'e suikast olayına kadar uzandı.
-Çocuk
yaşlarda olayları yaşayan, gözlem yapan Yaşar Kemal, 1950 yılında kasabada
toprak ağaları tarafından linç edilerek öldürülmek istendi. Ve Yaşar kemal,
olayların hikayesini kurgulayarak "İNCE MEMED" romanını yazdı. Oysa
İnce Memed ve 10 eşkiya 1932 yılında Toroslarda öldürülmüştü.
-1960
yılında Kadirli'ye Kaymakam olarak gelen Mehmet Can, çeltik ağaları tarafından
Hükümete baskı yapılarak sürgün tayini çıkarıldı.
-Ali
Saip'in gasp ettiği Çerkezlerin mirasçısı Kümbetir köyünden Ali Kemal, yaşanan
olayları Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM)taşıdı. AİHM Türkiye'yi
cezalandırdı.
-Olayların
tarihi sorumlusu Çapanoğulları'nın Çukurova'nın haracını alma çalışmalarında
çok sayıda insanın kelleleri kesildi. Topkapı Sarayı'nın giriş kapısında halka
seyr ettirildi. Kafaları kesilenler
arasında Devlet Bahçeli'nin dedeleri de vardı.
-Adana
Valisi Abidin Paşa'nın servet avcılığı Çukurova'da 1 milyon dönüm araziye göz
dikmesi ve 100 bin dönüm arazi alarak çiftlikler kurmasının perde arkası
gelişmeleri
Özetle
dünya hayatında halkı ezerek, zulmederek mal ve mülk kavgaları yapanların
ibretli hikayeleri bir destan gibi anlatılıyor EŞKİYA kitabında.
.................................................................................
EŞKİYA
KİTABINI ALMAK İSTEYENLER İÇİN
-Ekrem
Matbaası, Çakmak Caddesi, tahtalı Camisi ara sokak. Tel: 032236301516
-DİYANET
VAKFI KİTABEVİ, CEMAL GÜRSEL CADDESİ
- KARAHAN
KİTABEVİ, Çakmak Caddesi, Çakmak Plaza, zemin kat
..................................................................
TARİHÇİ
CEZMİ YURTSEVER'DEN İMZALI ALMAKİSTEYENLER İÇİN
-Bilgi
ve haberleşme: 05325829911
-
25 Kasım 2012 Pazar
serçe kuşları Gözde Ramazanoğlu'nu nasıl yanılttı?
-Sayın Gözde Ramazanoğlu mesleğinde başarılı
bir mimar ve aynı zamanda akademisyendir.
-Tarihte Adana kitabında Ağca Mescit’in
yapılış tarihi giriş kapısı süslemesinde bulunan serçe kuşlarına hayali tarih
vererek yapılması görüşlerini ilmi doğru olarak kitabında kullandı.
-Serçe
kuşlarına bakarak tarihleme yapılması görüşlerinden dolayı sayın
Ramazanoğlu yanıltılan bir bilim insanı
durumuna düştü.
-Ancak
Ramazanoğlu’nun hatalı bilgilerde düzeltme yapmayarak görüşlerinde ısrar
etmesi de bilimsel anlayış ters bir
durum olarak ortaya çıkıyor.
-Sayın
Ramazanoğlu’na çağrıda bulunuyorum: “Serçe kuşlarına bakarak tarihleme hatasını
ne zaman düzelteceksin?”…
Gözde
Ramazanoğlu, Adanalı ve Ramazanoğulları ailesinden mimar. Aynı zamanda Çukurova
üniversitesinde Mimarlık bölümünde de öğretim üyesi. O’nun Adana tarihine olan
ilgisi hem ailesinin kentin tarihi kimliğine olan katkıları ve hem de kendi
bilim alanına girmesi ile de açıklanabilir. Ama Sayın Ramazanoğlu’nun başarısı ise Osmanlı ve Ortaasya Türk mimarisi
ile ilgili yaptığı araştırma ve yayınlardır.
Kazakistan’daki Hoca Ahmet Yesevi türbesi ile yaptığı araştırma ve kitap
yayını da her türlü övgüye değer bir başarılı çalışmanın sonucudur.
AĞCA MESCİT YAPIM TARİHİNDEKİ HATADA NEDEN ISRAR
EDER
Sayın Ramazanoğlu’nun yazdığı ve 2006 yılında İstanbul’da yayınlanan “Adana’da
TarihTarihte Adana” isimli kitabında
Adana’nın kent tarihi hakkında önemli bilgilere yer veriliyor. Kent
içinde bulunan tarihi yapıların yapılış tarihleri ve mimari özellikleri
hakkındaki bilgiler Osmanlı Arşiv belgeleri ile de desteklenmiş. Başarılı bir
çalışma.
Ancak kitabın içinde 111-113 sayfalarda yer
alan Ağcae mescit ile ilgili bilgileri okumaya başladığımda hayretler içinde
kaldım. Sayın Ramazanoğlu Ağca mescit’in
giriş kapısını çevreleyen süslemeler içinde yer alan ve kendisine göre”Kuş”
oılan ama bir başka ifadeyle”Serçe” kuşu olan görüntüye bakarak Ağca mescit’in
tarihi hakkında açıklamalar yapıyor. Bakınız bu konuda sayın Ramazanoğlu’nun
açıklamalarına: “ İnşaat kitabesi yoktur. Fakat giriş kapısını çevreleyen bezemelerin
arasında bulunan karşılıklı iki kuş figürü ile binanın inşa tarihi
hesaplanabilmektedir. Ebced hesabına göre kuş,406 tarihini göstermektedir.
(kuş=406) burada karşılıklı iki kuş figürünün işlenmiş olması nedeniyle
(406+406=812) hicri takvime göre 812,
miladi 1409 yılında tamamlandığı anlaşılır”…
Bu
bilgilerin yer aldığı kitapta yapılan açıklamalar sayın Gözde Ramazanoğlu’nun
kendi bilimsel buluşu değildir. Yıllar öncesi
Adana Müze Müdürü M. Hadi Altay’ın yazdığı “Adım-Adım Çukurova”
isimli kitapta yer alan bilgilerin aynen
aktarımıdır. Müze Müdürü Ağca mescit’in
yapılış kitabesini bulamadığı için caminin giriş kapısındaki süslemeler
arasında bulunan iki kuş veya serçeye bakarak
Osmanlıca “Kuş” yazmış ve bunun karşılığı ebced hesabı tarihleme
uydurmuştur. Halbuki Müze Müdürü kapı süslemelerine biraz dikkatlice bakmış
olsaydı çok sayıda çiçek, hatta kertenkele, yaprak şekilleri de görecekti. Müze
Müdürü’nün uydurduğu ve hiçbir bilimsel temeli olmayan bilgileri sayın
Ramazanoğlu’nun kitabında yer vermiş olması bilimsel hatadır.
AĞCA MESCİT’İN YAPILIŞ PANOSU DEĞİŞTİRİLMİŞTİ
Ağca mescit’teki
yapılış tarihlemesinin bilimsel olmadığı ve değiştirilmesi gerektiği
yönünde Adana Valiliği Kültür Müdürlüğüne dilekçe verdim. Vakıflar Bölge
Müdürlüğü’ne intikal eden dilekçeye cevap verilmesi için Ankara’dan kitabe
okuma uzmanları Adana’ya getirildi. Ve kitabe uzmanı Ağca mescit tarihlemesi
için “hatalı olduğu” raporuna yer verdi. Adana Vakıflar Bölge Müdürlüğü,
istemeye istemeye Ağca mescit’in yapılış tanıtım panosunun değiştirilmesine razı
oldu. Hatta Vakıflar İdaresi yeni bir pano konulmasını ağırdan aldı. Pehlivan
Reklam ile görüştüm ve yeni bir pano mescit giriş kapısına kondu.
Ancak
geçtiğimiz günlerde (eylül 2012 içinde) Ağca Mescit’e uğradığımda Ağca Mescit
giriş kapısına yerleştirilen panonun oradan sökülerek alındığını gördüm. Gazi
Paşa Caddesindeki Kitapsan’ın vitrininde Gözde Ramazanoğlu’nun “Tarihte Adana”
kitabının yeni baskısını gördüm. Sayfalarını araladım. Yakın zamanda yeniden
basılan “Tarihte Adana” kitabında Ağca Mescit ile ilgili “kuş” şekline
bakılarak uydurulan bilgilerin aynen yer aldığını gördüm. Ve Gözde Ramazanoğlu
adına çok üzüldüm.
TOPLUMU
YANILTMAK DURUMUNDA MISINIZ!
Sayın
Gözde Ramazanoğlu, “Tarihte Adana”
kitabında yer alan Ağca mescit’in yapılış tarihinin 1409 olduğunu kanıtlarla
ispatlamak durumundasınız. Veya hatalı olduğunu kabul ederek yapılacak yeni
baskılarda değiştirmeniz gerekecektir.
Hatayı bilerek veya bilmeyerek yapmış olabiliriz. Ancak hatada ısrar etmek daha
büyük hatalara da sebebiyet vermektir. Bütün bu açıklamalardan sonra sayın
Ramazanoğlu’na cevaplaması isteği ile şu soruyu soruyorum: “Ağca mescit’in
yapılış tarihi hakkında uydurma bilgileri doğru kabul ederek toplumu yanıltmak
durumunda mısınız!”…
28 Ekim 2012 Pazar
5 Mart 2011 Cumartesi
KADİRLİ'NİN TARİH SEVGİSİ KİTABI YAYINLANDI
Kadirlili tarihçi Cezmi YURTSEVER, yıllardır sürdürdüğü Kadirli Tarihi konulu araştırmalarının son kitabı olarak “Kadirli’nin Tarih Sevgisi” konulu kitap yazımını sonuçlandırdığını ve yayın aşamasına getirdiğini açıkladı. Tarihçi YURTSEVER’in Kadirli’nin Tarih Sevgisi” kitap yayını hakkındaki açıklamaları:
“Kadirli’nin tarih ve kültürüne olan ilgi ve yıllar süren araştırmalardan elde edilen bilgi ve belgeler ışığında özellikle gençler için Kadirli Tarihinden ilginç konuları içine alan Kadirli Tarihine Sevgi kitabı hazırlandı ve yayın aşamasına getirildi.
Kadirli’nin tarihi mirası, kent kültürü ve kimliğinin önemli kaynakları olan olaylar ile ilgili konular seçildi. Fotoğraf ve belgeleri bulundu. Ve olayların hikayeleri yazıldı. Kadirli Tarihine olan sevginin ilham kaynağı ise Osmanlı’nın son döneminde Adana Valiliği yapan Cemal Paşa’nın 1909 yılında Kadirliye gelmesi ve Sülemiş eteğinde tarihi Taş köprüyü yaptırmasıdır. Taşköprü Kadirli tarihinin simgesi durumunda idi. 1954 yılında Savrun taştı ve köprünün 4 ayağı yıkıldı. Yapıldı ve 1961 yılında son kez yıkılarak tarihe karıştı. Kadirli’de yaşayan ve 60 yaş üzerinde olan hemen nekresin belleğinde Tarihi köprünün görüntüsü canlanır. Kadirli köprüsü ile ilgili olarak en güzel fotoğraflar Mehmet Karatopak’ın aile Arşivinde çıktı. Köprünün yıkıldığı 1954 yılı Nisan ayı içinde Sülemiş tepesi ve köprünün resimlerini çektiren Mehmet Karatopak, aynı zamanda Batı cephesine de gitmiş “Gazi” idi. Bahsi geçen fotoğrafları koruma altında bulunduran ailesinin belgeleri bana vermiş olması Kadirli Tarihine olan sevgi ve özlem duygularımı canlandırdı. Kadirli’ye her gidişimde ve Savrun kıyısında yürüdüğümde tarihi Cemal Paşa’nın yaptırdığı TAŞKÖPRÜ’yü hayal ettim.
BEHİCE BATUR’UN ŞİİRİ KULAKLARIMI ÇINLATMIŞTI
Kadirli’de yaşanan çocukluk ve ilk eğitim yıllarında Cumhuriyet İlkokulu’nun yakınında Cihangirler mahallesinde bir konakta oturan Behice Batur ve kocası Süleyman Batur tarihi ve milli konulara duyarlı insanlar idi. Süleyman Batur, daktilo ile yazdığı aşiret ve aile hatıralarını bana teslim etmişti. Behice Batur, ne zaman yanına varsam babası Çoban kahyayı ve çetelerin Kadirli’ye giriş olayı anlatmış ve 1943 yılında yazdığı “Kadirli Çeteleri” Şiirini okumuştu. İlkokul eğitimi esnasında Belediye7nin hoparlöründen Kadirli Çeteleri şiirini okuyan öğrencilerin haykırması yüreklerimizi titretirdi.
KUNDURACI ALİ’NİN FOTOĞRAFLARI
Kadirli’li fotoğraf meraklısı “Kunduracı ali “ lakabı ile de tanınan Ali Mümtaz Sayman her zaman Katsal yaylasındaki evinde ziyaret ettiğim tarih sohbetleri yaptığım bir insandı. Bana elinde bulunan şiir defterinden yazdıklarını okurdu. Kunduracı Ali’nin ilk çocukluk ve gençlik yıllarından itibaren fotoĞraf meraklısı olduğunu öğrendim. Albümünde 1940 ve 50’li yıllara ait siyah beyaz Kadirli şehir fotoğraflarını gördüğümde çok heyecanlandım. Kunduracı Ali ailesi, rahmetli eşi ve çocukları Şinasi, Bülent, Levent ve diğerleri her zaman saygıda bulundular. Babalarından kalan bilgileri benimle paylaştılar. Onların bu hareketleri karşısında çok duygulandım.
Kadirli insanı atalarından devr aldığı tarihi değerlere her zaman sahiplenmiş, bu konularda araştırma yapan bilim adamları, tarihçiler, şairler ve sanatçılara sahip çıkmış, desteklemiştir. Sayın Dr. Hakkı Sayman’ın Üniversitede öğrenci iken tarih araştırma yaptığım yıllarda bana ne kadar destek verdiğini zhatırlar ve duygulanırım. Tayyıpzade ailesinden ve de benim İlkokul öğretmenim olan Osman Arıkan’ın Fransız işgalini sınıfta uygulamalı olarak anlatması belki de tarihçi olmamın ilk işaretleri idi.
KADİRLİ’NİN TARİH SEVGİSİ kitabını yazma çalışmaları bu duygular sonucu ortaya çıktı. Sel gider kum kalır derler ya! O kum, belki de yaşanan tarihten hatırlananlar ve yaşatılanlardır.
4 Ocak 2011 Salı
FRANSA'NIN ÇUKUROVAYI İŞGAL FOTOĞRAFLARI
adana Vali Konağı Önü, 1920 yılı
Fransız gemisi, Mersin limanına yaklaşıyor
Asker ve Savaş malzemeleri taşıyan gemi Mersin limanında
Fransız kumandan ve askerler mersin'e çıkarma yapıyor,Aralık 1018
Fransız askerler Adana istasyonunda törenle karşılanıyor
Fransız süvari askerleri Adana istasyonunda
Fransız kumandanlar İskenderun limanında işgali başlatıyor
Ermeni mülteciler-göçmenler Adana çadır kampında
Ermeni çadır kampında hayat devam ediyor
Adana kuru köprü-şehir merkezi
Fransız askerler mersin'de
Mersin şehrinin görünüşü, 1920
Fransız general Guro, Tarsus'a geliyor,
Fransız askerler görev başında
Tekir-Pozantı vadi yamacında siperde bir Fransız askeri
Binbaşı Menil'in evi-Pozantı
Belemedik istasyonunda hastahane
Fransız general Dufyo
Fransız general Guro'nun karşılanması, Mersin
Fransız askerler eğitim anında, 1916
Fransa'nın Kilikya(Çukurova) işgalini Beyrut'tan yöneten General Guro
Fransız askeri karargahı olarak kullanılan Adana Kolordu binası
Fransız askerler Ceyhan nehri kıyısında, Osmaniye
Fransız albay Bremond , Adana'daki katliamlardan sorumlu
Fransız kumandanın kapısında bekleyen Senegalli asker
ADANA VALİ KONAĞI
TÜRKLERİN KURŞUNA DİZİLDİĞİ ADANA ŞEHİR MERKEZİ
Fransız askerler Seyhpan nehrinde su çarkının (mavra) yanında
Fransız askerler
Çam dalları ile örtülmüş bir vagonu haberleşme aracı olarak
kullanan Fransızlar
İçki içerek keyif süren Fransız askerler
Tarsus'ta çocuklmar için açılan bir sergi ve gösteri yeri
Fransız askerler gezintide
Altta bir Fransız asker tankın yanında, Toprakkale-Osmaniye
12 Aralık 2010 Pazar
CEZMİ YURTSEVER BİLGİ KAYNAKLARI
Kendi kişisel haber-araştırmaları için
Haber sitesi
BLOG SİTELERİ
cezmiyurtsever@hotmail.com
ev telefonu: 0322 4533015
cep:05325929911
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


































